My Peaceberry Nights

Merhaba,


Profilinde dolaştığın insanoğlu dünyaya tekrar gelse plak cızırtısı olarak gelirmiş. Öyleymişmiş. Kahveyi sevdiğini söylemeden önce "Belki çok klişe olacak ama" şeklinde söze başlarmış.
"Az kalsın unutacaktım" diyerek artistlik yaptığı ama asla unutamayacağı gerçekleri de varmış. En önemlisi de şuymuş, eğer onu sorunsuz anlamak istiyorsan, sınırlar ve önyargılar hakkında benimseyici şeyleri unutmalıymışsın.
Bunun dışında küçüklüğünden beri Pink Floyd'la yaşadığı için birçok şeye Pink Floyd'un şarkılarından uygun sözleri kullanarak tepki veren bir tiplemeymiş.
Ona en sevdiği kitap sorulunca çocuklarından hangisini en çok sevdiğini soruyorlarmış gibi hissediyormuş. Ne gerek varmış, bir sürü kitabı en çok sevebilirmiş.
Bir de bazen kendini barış ve özgürlük elçisi zannediyormuş.

http://twitter.com/IdilHacioglu
http://www.formspring.me/idilhacioglu
http://facebook.com/idilhacioglu46
Asker Anonymous Asks:
idilciiiiiim ya şevvalin doğum gününde giydiğin o kot ceketi nerden aldıysan söyler misin şu insanoğluna çooook sevimli çok tatlıııı ya :)
peaceberrynight peaceberrynight Said:

Bershka’ydı sağnırım joe

vazgeçmenin rengidir kahverengi
giyinirken beni unut
soyunurken unutma

tılsımını tekrarlayan bir tesadüf gibi
birdenbire anımsadım
gerçekliğinden süzülüp giden
bu şiiri yazarken
tanıştığımız gün üstündeki o takım elbiseyi
7 Mart 2001 gecesiydi
ve ben o gece birdenbire kamaşarak sevdim seni
üstünde bir daha görmediğim o elbise
şimdi bu şiiri yazarken 
gözlerimin önünde
vazgeçmenin rengi gibi.

vazgeçmenin rengidir kahverengi

giyinirken beni unut

soyunurken unutma

tılsımını tekrarlayan bir tesadüf gibi

birdenbire anımsadım

gerçekliğinden süzülüp giden

bu şiiri yazarken

tanıştığımız gün üstündeki o takım elbiseyi

7 Mart 2001 gecesiydi

ve ben o gece birdenbire kamaşarak sevdim seni

üstünde bir daha görmediğim o elbise

şimdi bu şiiri yazarken 

gözlerimin önünde

vazgeçmenin rengi gibi.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

Ne tuhaf, vaktim olmazdı

Yalnızlığı bunca bilirken

Kendimi hiç yalnız sanmazdım

Çevremde hep birileri vardı,

Ben hep birilerinin yanındaydım

Günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı

Aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla

Kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat

Bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı

Bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza

Bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları

Sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık

Elde olmayan nedenler

Sudaki halkalar gibi genişleyen

Küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara

Vezgeçişler, unutuşlar, kayıplar

Birbirimizi çok sevdik hep

Yıllarla azala azala.

(…)

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

Her zaman yalnızdım, bunu biliyorum

Büyücü ellerimin kara sanatı yazı

En çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu

Bağışlamasız sanırken kendimi

En çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını

Tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini

Denenmemiş başlangıçları göze aldım,

Hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı

Mutfağı beklemek hep bana kaldı

Bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp

Her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata

Hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim

Odalarınıza, ruhlarınıza

Buraya.

-

Eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi özledim.

Şimdi birden bire köşeden çıkıp bana,

yalnızca, Merhaba, deseniz,

O zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,

Bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size

Sağ olun, demek isterim, sağ olun, sağ olun

Sanki beni yeniden sevdiniz

Ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda

Yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de

İsterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna

Ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki

Bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım

O yıkanmış zamanlara.

-

Yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler

Her zaman yalnızdım

Kitaplar kadar yalnız

Yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım

Herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına.

-

Her zaman yalnızdım

Yanardağlar kadar yalnız

Ey kafiye sevenler,

Şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

Nankörlük etmeyeyim gene de,

Yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız.

-

Evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı

Gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni

Yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde

Yalnızlık için çalar telefonlar kapılar

İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok iş var.

Murathan Mungan


When asked in a 1980 interview with Playboy how he could stop making music when most people wouldn’t have been able to “stop churning out product” he responded, “Most people don’t live with Yoko Ono. To the world, she was to blame for the breakup of The Beatles; to a trapped Lennon, she was sweet freedom.”

…
O eski kadınları bilirsiniz
Keder basınca bilhassa hatırlanan
Sokaklarda yaşanmış veya evde
Karanlığın ortalık yerinde beyaz
Ve sevgili olan enine boyuna
…
O zavallı kadınları bilirsiniz
Sevildi mi pekala sevilebilen
Geceyken yağmurluyken hava
İyice inceltip ufak yüzlerini
Birebir gelirler yağmura karanlığa
O eski kadınlar o zavallı


O eski kadınları bilirsiniz
Keder basınca bilhassa hatırlanan
Sokaklarda yaşanmış veya evde
Karanlığın ortalık yerinde beyaz
Ve sevgili olan enine boyuna

O zavallı kadınları bilirsiniz
Sevildi mi pekala sevilebilen
Geceyken yağmurluyken hava
İyice inceltip ufak yüzlerini
Birebir gelirler yağmura karanlığa
O eski kadınlar o zavallı

Onun bedeni bir tımarhane.
İçinde birçok işçi, deli ve çalışkan!

Onun bedeni bir kule.
İçinde birçok basamak, karanlık ve nemli.
Güldürerek çıkarır merdivenlerden,
Ağlatarak indirir aşağı.

Onun bedeni bir küre.
Yüzeyi çok giz, parlak ve akışkan.
Döndürdükçe gösterir çarpıtmaz,
Zamana saygılı ve acıyan.

Nilgün Marmara

İntrosu. Evet.

Herkesin içinde biraz punk vardır. Bakınız mistik kırmızılık.

Herkesin içinde biraz punk vardır. Bakınız mistik kırmızılık.